Duyurular & Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları  (Okunma Sayısı 37 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Üyenin Nicki:EVLİYA    Üyenin Profili     Üyenin İstatistikleri     Üyenin Tüm Mesajları     Üyeyi Arkadaşlarıma Ekle
EVLİYA
Patron Admin
*

Karma: 320
Çevrimdışı Çevrimdışı

Konu Sayısı: 228
Mesaj Sayısı: 1636


« : 05 Şubat 2010, 15:54:05 »





 

Hadîs-i Şerif - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınlarımı sevmedikçe.” -2
Abdülcabbar Boran  
 


Kişi Allah’a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ ona Rahîm esmasıyla tecelli eder ve ardarda 12 ihsan verir. Allahû Tealâ, kimin baş gözleri üzerindeki hicab-ı mestureyi almışsa mutlaka o kişi ehl-i beyti ve yakınlarını seven birisidir. Hicab-ı mesture, sevgiye mani olan bir engeldir. Allahû Tealâ, bu engeli aldığı zaman o kişide sevgiyi oluşturur. Kişi peyderpey 12 tane ihsanı Allah’tan alıp mürşide tâbî olduğu an, Allah’tan 7 tane de ni’met alır. Bi-rinci ni’met devrin imamının ruhunun o kişinin başının üzerine gelip yerleşmesidir.
Allah’ın dizaynı öyle güzel bir dizayndır ki; dünyanın hangi köşesinde olursanız olun, hangi milletten olursanız olun, eğer Allah’ın sizin için tayin ettiği mürşide tâbî olursanız; o mürşidin ruhu değil, devrin imamının ruhu başınızın üzerinize gelir, yerleşir. O, sizi şeytana karşı %100 korur. O halde yapmamız gereken şey, Allahû Tealâ’nın tayin ettiği mürşide 12 ihsanla tâbî olmaktır.
2. ni’met, kalbe îmân yazılmasıdır.
3. ni’met, bütün günahların sevaba çevrilmesi ve sevapların 1’e 10’dan 100’e çıkarılarak derecat sisteminin değişmesidir.
4. ni’met, ruhun Sıratı Mustakîm üzerine çıkmasıdır.
5. ni’met, nefs tezkiyesinin başlamasıdır.
6. ni’met, iradenin güçlenmeye başlamasıdır.
7. ni’met, fizik vücudun Allahû Tealâ’ya kul olmaya başlamasıdır.
Bir kere daha hadîs-i şerifi hatırlayalım. Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
“Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınlarımı sevmedikçe” O zaman anlıyoruz ki bu kişi, Allah’a ulaşmayı dileyen birisidir ve Allahû Tealâ, baş gözlerindeki hicab-ı mestureyi aldığı için ehl-i beyti ve yakınlarını seven bir insandır. 12 ihsanla mürşide tâbî olduğu içindir ki; Allahû Tealâ, o kişinin kalbine îmânı yazmıştır. Kalbine îmân yazılan kişi mü’minlerden olmuştur. Ehl-i beyti ve yakınlarını (Resûlullah’ın mukarreblerini) seven bir kişidir.
GÜNÜMÜZDE MÜRŞİD SEÇİMİ
Bugün birçok insanın tasavvuftan haberi yoktur. İslâm’ın 5 şartıyla İslâm’ı yaşamaya çalışmaktadırlar. Bu, onları hiçbir zaman kurtuluşa ulaştırmaz. Bir kısım insanlar da mürşidi duymuşlar, tarikatı duymuşlar: “Mürşide tâbî olmak kesinlikle gereklidir.” demişler, bunun üzerine çevrelerindeki herhangibir mürşide gidip ona tâbî olmuşlardır. Böyle bir tâbiiyetin o kişiye yarar sağlaması çok zayıf bir ihtimaldir. Çünkü üç alternatif vardır.
1- O kişi, mürşid olarak ortaya çıkmasına rağmen Allah’ın tayin ettiği bir mürşid olmayabilir.
2- O kişi, bir mürşiddir ama Allahû Tealâ’nın o kişi için tayin ettiği mürşid değildir.
3- O kişi mürşiddir ve Allahû Tealâ’nın o kişi için tayin ettiği mürşiddir.
O halde üç alternatiften sadece bir tanesi kişiyi hedefe ulaştırır. Bu üç alternatiften doğru olanını bulabilmek, ancak hacet namazı ile Allah’tan sormayı gerektirir. Allahû Tealâ buyuruyor ki:

2/BAKARA-45: Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Fakat muhakkak ki bu (hacet namazı ile Allah’a ulaştıran mürşidi sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

Huşû sahipleri kimlerdir?
Allahû Tealâ buyuruyor ki:

2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
O (huşû sahipleri) ki; onlar, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarını ve (sonunda ölümle) mutlaka O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Allah kime mürşidi gösterir?
Allahû Tealâ buyuruyor ki:

16/NAHL-9: Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm’e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah’ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.

Allahû Tealâ hep kalbimize bakar. Kalbimizde Allah’a ulaşma talebini görürse mutlaka bize 12 tane ihsan verir. Ama bu talep kişinin kalbinde yoksa 12 tane ihsanı Allah’tan alamaz. Hacet namazı kılmasına rağmen mürşidini de göremez. O halde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîs-i şerifi çok manidardır. Ehl-i beyti ve yakınları sevmek için, mutlaka ruhen Allah’a ulaşmayı dilemek lâzımdır. Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerim’de ifade ettiği mesaj budur. Günümüz dünyasında Allah’ın dînini yaşayan insanların toplamı, nüfusun %10’nunu geçmez. Ne yazık ki şeytan, insanların %90’ını peşine takmış durumdadır.
Ehl-i beyt kimdir?
Allahû Tealâ buyuruyor ki:

33/AHZAB-33: Ve karne fî buyûtikunne ve lâ teberrecne teberrucel câhiliyyetil ûlâ ve ekımnes salâte ve âtînez zekâte ve atı’nallâhe ve resûleh(resûlehu), innemâ yurîdullâhu li yuzhibe ankumur ricse ehlel beyti ve yutahhirekum tathîrâ(tathîran).
Ve evlerinizde karar kılın (oturun). Evvelki cahiliyye zamanının açılması gibi (ziynetlerinizi) açmayın. Namazı ikame edin ve zekâtı verin. Allah ve O’nun Resûl’üne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah sadece sizden günahları gidermek ve sizi tertemiz temizlemek istiyor.

O zaman anlıyoruz ki ehl-i beyt sıradan insanlar değildir. Allah’a ulaşmayı dilemişler, Allah’ın tayin ettiği Nebîler Sultanı Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimiz’e tâbî olmuşlar, ruhlarını, fizik bedenlerini, nefslerini ve iradelerini Allah’a teslim etmişlerdir.
Bir insanın şeytanın kirinden temizlenebilmesi, daimî zikre ulaşması, afetlerin yerine faziletlerin %100 yerleşmesine bağlıdır. O zaman görüyoruz ki ehl-i beyt, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in yakınlarıdır.
Eğer kişi, Allah’a ulaşmak niyetiyle Allahû Tealâ’nın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olursa, Allah’a ulaşmak niyetiyle bunu gerçekleştiren bir insanın baş gözündeki hicab-ı mestureyi Allah aldığı için, o kişi %100 ehl-i beyti ve yakınlarını sevmeye başlayacaktır. Bu sevgi, o kişinin kalbine îmân yazılacağının müjdesidir. O kişi eğer Resûl’ün akrabasını, Resûl’ün yakınlarını seviyorsa, bu sevgi o kişinin kalbine îmân yazıldığının kesin müjdesidir. Ehl-i beytin özelliğini bu şekilde açıklayan Allahû Tealâ, bir başka âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

42/ŞURA-23: Zâlikellezî yubeşşirullâhu ibâdehullezîne âmenû ve amilûs sâlihât(sâlihâti), kul lâ es’elukum aleyhi ecren illel meveddete fîl kurbâ ve men yakterif haseneten nezid lehu fîhâ husnâ(husnen), innellâhe gafûrun şekûr(şekûrun).
İşte Allah’ın, âmenû olan (Allah’a ulaşmayı dileyen) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyen kullarını müjdelediği budur. De ki: “Ben, ona (tebliğe) karşı bir ücret istemiyorum, yakınlıkta sevgiden başka. Ve kim hasene işlerse onun için güzellikleri artırırız. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur (mağfiret eden), Şükredilen’dir.

Öyleyse ehl-i beyt, Allahû Tealâ’nın Ahzab Suresinin 33. âyet-i kerimesinde özelliğini açıkladığı kişilerdir. Resûl’ün yakınları ise Şura Suresinin 23. âyet-i kerimesinde özellikleri verilen insanlardır. Resûl sürekli Allah’ın âyetlerini açıklar, tebliğ eder ve: “Ben tebliğime karşı da sizden bir ücret talep etmiyorum. Sadece ve sadece akrabalarımı, yakınlarımı, ehl-i beytimi sevmenizi istiyorum.” der. İşte onları da sevebilmenin yolu mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemekten geçer. Bu sevgi, bizim için bir indikatördür, ayıraçtır. Sevemiyorsak, o zaman kalbimizi yoklamamız lâzımdır. Eğer o noktada değilsek, o zaman biz Allah’a ulaşmayı dilemeyen birisiyiz. Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an, Allah’ın bize vereceği 12 tane ihsan, mutlaka bizde bu sevgiyi oluşturacaktır. Allahû Tealâ, bunu garanti etmektedir:

3/AL-İ İMRAN-103: Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrekû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufretin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).
Ve hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve fırkalara ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; hani o zaman siz birbirinize düşman idiniz. (Sonra Allah), kalplerinizi uzlaştırdı da O’nun bu ni’meti ile artık kardeşler oldunuz. Siz, ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da (Allah), sizi ondan kurtardı. Allah, size âyetlerini böyle beyan ediyor ki; böylece hidayete eresiniz.

Allah’ın ipi nedir?
Allah’ın ipi Sıratı Mustakîm’dir. Ama bir insan, Allah’a ulaşmayı dilemeden 1. Sıratı Mustakîm’e, mürşide, bir sultana tâbî olmadan Tarîki Mustakîm’e ulaşamaz. Allahû Tealâ buyuruyor ki:

55/RAHMÂN-33: Yâ ma’şerel cinni vel insi inisteta’tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).
Ey insan ve cin topluluğu! İçinizden hanginiz, şu göklerin çapını aşabilir (de Allah’a ulaşabilir?) Hiçbiriniz yapamazsınız; ancak bir sultanla.

Mürşid olmadan Tarîki Mustakîm’e ulaşmak mümkün değildir. Mürşidin görevi, o kişiyi hidayete (Allah’a) ulaştırmaktır. Mürşide biat ederken kişinin niyetinin mutlaka Allah’a ulaşmak olması gerekir. Allah’a ulaşmak niyetiyle 12 tane ihsanla mürşide tâbî olan insan, Allah’tan 7 tane de ni’met alır. Onun için Allahû Tealâ Al-i İmran Suresinin 103. âyet-i kerimesinde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın.” buyurmaktadır. Allah’ın ipi olan Sıratı Mustakîm’e sarılmak, mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemeyi gerektirir.
O ni’metle kardeş olmak ne anlama gelir?
O ni’metle kardeş olmak, birbirimizi sevmek anlamına gelir. O zaman görüyorsunuz ki bir başka açıdan sonuca gidiyoruz:
“Kişinin kalbine îmân girmez ehl-i beytimi ve yakınlarımı sevmedikçe.”
Münafıkların sahâbeye karşı sevgileri yoktur. Çünkü Allah’a ulaşmayı dilemeyen münafıkların kalplerine îmân girmemiştir. Sahâbenin sahâbeye karşı sevgisi var mıdır? %100 evet. Çünkü sahâbenin hepsi Allah’a ulaşmayı dilemişlerdir:

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâd(ıbâdi).
Onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinab ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Allah, kalplerine îmânı yazmıştır ve o îmânla gün be gün sahâbe, Allah’ın mukarrebleri olmuşlardır. Bu, Allahû Tealâ’nın kesin bir fazl-ı keremi ve ihsanıdır. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîs-i şerifini Kur’ân-ı Kerim âyetleriyle karşılaştırıp muhtevayı incelediğimiz zaman bu muazzam sonuca ulaşıyoruz. Bu sonuç, hepimizin Allah’a ulaşmayı dilemesi ve hepimizin Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olması ve böylece Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşide tâbî olan 14 asır evvelki sahâbe gibi ikinci bir asr-ı saadet toplumunu oluşturmamızdır. Muhterem okuyucular, bir hadîs yazımızın daha sonuna geldik. Allahû Tealâ’nın hepinizi hem cennet saadetine hem dünya saadetine ulaştırmasını Efendimiz’in himmetiyle Yüce Rabbimizden dileyerek, yazımızı inşaallah burada tamamlıyorum. Allah razı olsun.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
http://www.mihr.com/PressPublicationWeb.aspx?documentId=261&returnPath=ShowDocument.aspx%3flangid%3d1%26SohbetTypeId%3d2%26indexTypeId%3d0&langId=1'den
alıntıdır
Logged



EVLİYA Ya İmza Seçmediniz. Yada İmzanız Her Sayfada Bir Kez Yayınlanıyor.Yöneticiye Başvurabilirsiniz ..

Sponsor Bağlantı


Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*
Offline Pasif

Mesajlar: 2719


View Profile
Re: İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları
« Posted on: 20 Mart 2010, 11:56:29 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olArak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.Herseysizinicin.com Yönetimi

GİRİŞ YAP  ÜYE OL
Anahtar Kelimeler: İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları oyunları, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları programı, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları oyunu indir, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları program yükle, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları download, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları hikayeleri, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları resimleri, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları haber, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları yükle, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları videosu, İkinci Bölüm: - “Vallahi kişinin kalbine îmân girmez; ehl-i beytimi ve yakınları msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  


 
Gitmek istediğiniz yer:  



| Sitemap | Sitemap-1 | Sitemap-2 | Sitemap-3 | Sitemap-4 | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | GoogleTagged | Sitemap | Sitemap-XML |
smf.gen.tr ,smfturkiye.com ,h1n1.gen.tr ,elektrikliaraba.gen.tr link ödüllü yarışma
dini sohbet